Emlak Gündemi Haberleri – Şehir Emlak

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Geçen yıl Türkiye’de 541 bin 424 çift evlendi ve bir önceki yıla göre bu sayı yüzde 2.3 düşüşe işaret ediyor. Buna karşılık boşanmaların oranı yüzde 8 arttı ve 155 bini geçti. Kabaca yılda 140-160 bin arası kişi boşanıyor. Arzu edilmeyen bu durumun sonucunda en çok mal paylaşımıyla ilgili problem yaşanıyor. Haklar bilinirse mağduriyetlerin de önüne geçilebilir.

Medeni Kanun

Evlilik sürecinde elde edilen tüm menkul ve gayrimenkuller edinilmiş mallara katılma rejimine tabidir (kişisel mallar hariç). Bunu da çoğu kişi bilmiyor.

Bu hakkı düzenleyen 1 Ocak 2002’den itibaren uygulamaya başlanan ve halen geçerli olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’dur. Bu yasanın 219’uncu maddesinde ise detayları bilinen hangi malların paylaşılabileceğiyle ilgili hükümler yer alıyor. 

Neler Dahil Ediliyor

Paylaşıma konu malların sadece gayrimenkul, taşıt ve paradan oluştuğuyla ilgili yanlış bir algı var. 2002’den itibaren geçerli olan kanun, sosyal güvenlik yasası çerçevesinde edinilen değerlerin de hesaba dahil edileceğini açıkça belirtiyor.

Yani çiftlerin evlilik süresinde çalışarak aldığı maaş, bahşiş, yevmiye, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, primler, ikramiyeler, emekli maaşları, işsizlik parası, mesai ücreti ve yetim aylığı hesaba dahil.

Bireysel Emeklilik Sistemi’nden (BES) alınacak toplu ödemeler de mal paylaşımı sırasında dikkate alınıyor. Özetle, bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar ‘edinilmiş mal’ kabul edilir.

Eşler Her Şeye Ortak mı?

Toplum, evlilik içinde eşlerin her şeye ortak olduğunu, boşanmada her malın yarısını diğer eşin alacağını zannediyor. Oysa, sadece fazla mala sahip olan fazlalığın değerinin yarısını para olarak karşı tarafa öder.

Bu ödemeler de üç olaydan birinin gerçekleşmesi ile olabilir. Biri ölüm, diğeri boşanma üçüncüsü de mal rejiminin değişmesi.

ÖNEMLİ  Şahitlerle Yapılan Ortaklık Sözleşmesi Geçerli mi?

Dolayısıyla evlilik birliği devam ederken herkesin malı kendine aittir ve dilediği gibi tasarruf eder. Yani ortaklık yoktur. Toplumdaki ‘eşler her mala ortaktır’ anlayışı yanlıştır.

Örneğin; evliyken eşlerden biri otomobil aldıysa ve araç kimin üzerineyse o mal onun sayılır.

Evlilik süresince bu mal üzerinde istediği gibi tasarrufta bulunabilir. Diğer yandan aile konutunda durum farklıdır ve eşin rızası aranır. Onu daha sonraki yazımızda açıklayacağız.

Fakat yazlık veya ikinci konut aile konutu değildir, kimin üzerineyse tasarruf hakkına sahiptir. Yani alıp satabilir veya kiralayabilir. Bu konuda yasal engel yok.

Kişiye Aitse

Kişisel mallar (takı, elektronik eşya gibi), boşanmada paylaşıma konu olamıyor. Ancak kişisel mallardan elde edilen gelirler ve kazanç, paylaşıma dahil ediliyor.

Örneğin; eşin babasından kalan daireden aldığı kira geliri boşanırken paylaşılıyor.

Evlilikten sonra edinilmiş mallar dışında yer alan yani kişisel mallar şöyle:

  • Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya.
  • Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yolu ile ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yolu ile elde ettiği malvarlığı değerleri.
  • Kişisel mallar yerine geçen değerler.
  • Mal rejiminin sonunda hesaplamaya dahil edilmeyecek mallar.
  • Manevi tazminat alacakları.

Düğünde Takılan Takılar Kimin?

Çiftler arasında boşanırken ya da evliyken en çok sorun yaşanan konuların başında ise düğünde veya nişanda takılan altın ziynet ve paraların paylaşımı veya kullanımı geliyor.

Halk arasında düğünde takılan takıların tamamının kadına ait olduğu algısı var. Ancak, düğünde ziynet kime takıldıysa, ona ait olduğu görüşü ağır basıyor. Çünkü ziynet takılma hali hukuktaki bağışlama müessesine tabi.

Düğünde altın takan kişi kime taktıysa ona bağışlamış sayılır. Erkek eş de kendisine takılan altınları kadın eşe verdiyse iadesini isteyebilir.

ÖNEMLİ  Konut Hesabı Nedir?

Ziynet eşyası davaları zamanaşımına tabi değil. Her zaman istenebilir. Boşandıktan 10-15 yıl sonra da eşler kalan ziynet eşyalarını almak için dava açabilir.

Pay Hakkı

Medeni Kanun’a göre; ‘zina veya hayata kast’ nedeniyle boşanmada, kusurlu eşin mal paylaşımındaki pay oranı azaltılabilir veya kaldırılabilir.

Ancak bunun için mahkeme kararında boşanmanın zina veya hayata kast nedeniyle verildiğinin açıkça belirtilmesi şart.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ